Hayatın Tılsımları…

Posted on 7 July 2015 Blog

Önyargılarımız, özgürlüğümüzü kısıtlayan en kuvvetli hissiyatımızdır. Benim en keskin önyargılarımdan birisi, kitapçıların kişisel gelişim raflarındaki çok satan romanlardı. Bakar, görmezden gelir hatta alıp okuyanlara da bu morfin etkisi yaratan kitapları tercih ettikleri için içten içe gülerdim. İyi hissetmek ve kendini keşfetmek gibi duygular insanın sadece kendi içerisinde çözümleyebileceği duygular diye düşünürdüm. Sonuçta, kim beni benden daha iyi anlayabilirdi ki…
Peki ne değişti hayatımda? Ben tabi ki… Heraklitos’un ’’ Değişmeyen tek şey değişimdir. ’’ sözünü kanıtlarcasına her yıl, her gün, her an değişiyorum…( Üstelik bundan oldukça keyif aldığımı söylemeliyim:))
Gelelim yazın gelmesiyle yavaşlayan iş temposuna adapte olamayan, ortalıkta umutsuz ev kadınları gibi dolaşan Buket psikolojisine:)) Tam olarak bu psikolojide D&R da gezinirken karşıma çıkan Ferrari’sini Satan Bilge’nin Gizli Mektupları’na , gökten yeni inen kutsal kitap muamelesi yaptım… Korkmayın, henüz neyim var neyim yok bırakıp Himalayalar’a yerleşmeye karar vermedim:))
Roman kahramanımız Jonathan’ın peşine takılıp Paris’den ,Barselona’ya, Meksika’dan , Japonya’ya koşturdum durdum. Onunla beraber gizemli tılsımları teslim aldım, okudum, düşündüm,taşındım ve sizinle paylaşmaya karar verdim;)
Eee, haydi buyurun;))
1)Özgünlüğün Gücü: Kendimize vereceğimiz en önemli hediye gerçek bir hayata sahip olmaktır. Zihnimizi toplumun dayatmalarından, maddi kaygılardan arındırıp hayallerimize yer açabilmek cesaret ister…
2)Korkularınla Yüzleş: Korkular ayağımızdaki prangalardır. Bizi güvenli sandığınız alanda tutmaya yardımcı olur ve risk almamıza asla müsade etmez. Yani kısacası gelecek için keşke’ler biriktirmemize neden olur…
3)Nazik Yaşa: Mevlana ‘nın ’’Testinin içinde ne varsa dışına da o sızar ’’diye bir sözü var. Kendimize nazik davranmadığınız sürece başkalarına nazik davranmanız söz konusu olamaz.
4)Her Gün Küçük Adımlarla İlerle: Küçük işleri hakkıyla yapanlar büyük işlerin üstesinden kolayca gelir. Her adımı bir sonraki hedefe basamak olarak düşünmek lazım.
5)En İyi Yaşamak İçin, En İyi Olduğun İşi Yap: İşte bunu seçmek Türkiye gibi ülkelerde biraz zor. Ama yine de yaptığınız işi çeşitlendirmek, daha verimli olacağımız alanlara geçiş yapmak bizim elimizde. İtibar, para ve güç gibi kaygıları bir kenara bırakıp dünyaya geliş amacımızı geç olmadan sorgulamakta fayda var.
6)Doğru Kaynaklardan Esinlen: Hayattan kendimizi soyutlayıp yaşamamız mümkün değil. Dolayısıyla hayatımıza kendi arzumuz ile soktuğumuz insanları seçerken daha titiz davranmalıyız. Bize ilham ve enerji veren mekanlar ve kişiler ile zaman geçirmek bizi olabileceğimizin en iyisine teşvik eder.
7)En Basit Zevkler, En Büyük Mutluluklardır: İtiraf ediyorum bu bölüm, okurken kendimden en çok utandığım kısım. Sayısız ayakkabı ve çantalarım, fazla fazla makyaj eşyalarımı düşündükçe kendime savaş açmaya karar verdim. Tüketmeye öyle bağımlı olmuşuz ki, hafta sonlarını AVM gezerek geçirir olmuşuz. Oysa etrafımız değerinin anlaşılmasını bekleyen basit nimetler ile dolu.
8)Hayatın Amacı Sevmektir: Ne kadar iyi yaşadığımız sevgimiz ile ölçülebilir. Kalbimiz beynimizden daha bilgedir. Sevgiyi doğru tanımlayan, hırpalamayan aksine yücelten insanlara sevgimizi sunmaktan çekinmeyelim.
9)Kendinden Daha Büyük Bir Şeyi Temsil Et: Herkesin yeryüzüne geliş amacı olduğunu düşünüyorum. İnsan için hizmet etmekten vazgeçmeyelim.

En önemlisi de tüm bunlar için bahaneler sıralamak yerine çözüm üretmeye çalışalım. Sürekli tekrar ettiğin bahanelere, gün gelir kendin de inanmaya başlarsın. Bekleme, şimdi harekete geç! Hayatını yeniden kazan..