…MIŞ GİBİ YAŞAMAK

Posted on 26 April 2015 Blog

Mesleğim gereği sosyal medyayı aktif kullanmaya çalışıyorum. Danışanlarıma ve bana danışma fırsatı olmayan ama beslenme konusunda meraklı kişilere yönelik sağlıklı tarifler ve yeni bilgiler paylaşıyorum. Tabiki hayat sadece mesleğimizden ibaret değil… Bizlerin de hobileri, samimi dostlukları ve pek çok mutlu anılarımız oluyor. Biz de bu anlarımızı paylaşmaktan keyif alıyoruz.

Bir de sosyal medyayı ultra-aktif kullanan kişiler var ki takip ettikçe yediğine, içtiğine, giydiğine, gezdiğine, işine, eşine kısacası herşeyine lanet edesin gelir. Sanki herkesin hayatı mükemmel de bir tek seninkinde pürüzler var sanırsın. Herkes çok sağlıklı besleniyor, düzenli spor yapıyor, 7-24 gülücükler saçıyor.. Mükemmel anne-baba, mükemmel eş,mükemmel kardeş, mükemmel vatandaş… Kısacası, usta sihirbazlara taş çıkartacak cinsten bir göz aldatmacası
Yakın çevremdekiler bilirler; genellikle çok konuşur, bolca gülerim. İnsanları ve hayvanları, özellikle de yavrularını çok severim. Etrafımda pozitif insanlar olmasını tercih ederim. Özetle, hayattan keyif almaya çalışırım. Ama tabiki gerçekçi olmak lazım diye düşünüyorum. Hayatımızdan genel olarak memnun olsak bile günlük yaşamın getirdiği sıkıntılar hayatın bir parçası. Sinirlenmek, ağlamak, üzülmek de gülmek kadar doğal tepkiler. Ben demiyorum ki terör estirelim, karşımızdakilere ağlama duvarı muamelesi yapalım. Ama birazcık samimi olalım. Samimi olalım ki çevremizdekilerin duyguları yozlaşmasın. Mükemmel olma peşinde koşarken gerçek mutluluğu ıskalamayalım. En muhteşem anın fotoğrafını çekip sosyal medyada paylaşmaya çalışırken en yakınımızdakilerle duygularımızı paylaşmayı ihmal etmeyelim. Doğru beslenelim derken çağımızın en çok rastlanan ortoreksiya nervoza (sağlıklı beslenme takıntısı) hastalığına davetiye çıkartmayalım. Spor yapmayı hayat tarzı haline getirelim derken spor bağımlılığı haline getirmeyelim. Sıfır beden olacağız derken sağlığımızdan olmayalım…

Yani hayatı olduğu gibi yaşayalım, yaşıyor-muş gibi yapmayalım…